BARIŞÇIL VE DOSTANE BİR UYUŞMAZLIK ÇÖZÜM YÖNTEMİ OLARAK ARABULUCULUK

“Sıkılmış yumruklarla el sıkışamazsınız.” Mahatma Gandhi

Arabuluculuk sistemi 2013 yılında hukuk uygulamamıza giren ve Ticaret Hukuku, Tüketici Hukuku, İş Hukuku gibi pek çok uyuşmazlık çözümünde dava öncesi alternatif bir çözüm yolu olarak uygulanmaya devam edilen bir yöntemdir. Arabuluculuğun gün geçtikçe çerçevesi genişlemekte ve daha pek çok hukuk dalını da içine alacak gibi görünmektedir.

Arabuluculuk Nedir?

Arabuluculuk yöntemi, uyuşmazlıkların taraflar arasında karşılıklı anlayış ve işbirliği ile çözümü için tarafsız ve bağımsız bir arabulucunun yardımı ve kolaylaştırıcılığı ile dava açmadan, mahkemeye gitmeden çözüme ilişkin karar verme yetisinin tamamen taraflarda olduğu bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoludur.

Arabuluculuk ile taraflar bir araya gelir, uyuşmazlıklarını birlikte müzakere eder, bir arabulucu yardımıyla iletişim engellerini ortadan kaldırmayı, birbirlerini doğru anlayarak aralarındaki uyuşmazlığın doğmasına sebep olan temel nedenleri ortadan kaldırmayı ve bir anlaşmaya dönüştürmeyi amaç edinir. Daha geniş bir perspektiften bakıldığında, yalnızca mevcut uyuşmazlığı çözmekten öte, ilişkilerin devamlılığını sağlayan, taraflar arasındaki çatışmayı uzlaşıya dönüştüren barışçıl ve dostane bir yöntemdir diyebiliriz.

Bir özdeyişte de söylendiği gibi; “En kötü sulh, en iyi davadan iyidir.”

Arabuluculuk aslında Anadolu kültürünün hiç de yabancı olmadığı, topraklarımızda çok eskiden beridir var olan uzlaşı kültürünün modernize edilmiş hâlidir.

Bu süreçte yer alan arabulucu da tıpkı kadim geleneklerde olduğu gibi, etik kodları ışığında uyuşmazlığın çözümü için taraflara çözüm önerileri sunabilen, tarafların problemlerin neden-sonuç bağlarını görmelerini sağlayan, tarafsız, objektif, sabırlı, esnek, empati kurabilen, sevgi duyan ve süreç içerisinde bu değerleri taraflara da yansıtarak aslında toplumsal bir dönüşüme, sosyal barışa, iş birliğine katkı sağlamayı amaç edinen kişi olarak karşımıza çıkar.

Arabuluculuğun İlkeleri

İradilik ve Eşitlik; taraflar, arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler ve gerek arabulucuya başvururken gerekse tüm süreç boyunca eşit haklara sahiptir. İradilik ilkesinin tek istisnası arabuluculuk sürecine başvurunun yasal olarak zorunlu olduğu hâllerdir. Şu anki yasal düzenlemelerimize göre, İş, Ticaret ve Tüketici Hukuku’nda dava açmadan önce arabuluculuk sürecine başvurmak zorunlu, ancak sürece devam edip etmeme konusunda gönüllülük ve iradilik ilkeleri hâkimdir.

Gizlilik; Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, arabuluculuk faaliyeti çerçevesinde kendisine sunulan bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür. Bu ilke, sürecin olumsuz sonuçlanması ve dava açılması hâlinde arabuluculuk sürecindeki bilgi ve belgelerin kullanılması endişesi olmaksızın tarafların rahat ve açık bir şekilde iletişim kurabilmelerine yarar sağlamaktadır. Nitekim ticari sırları önem taşıyan şirketler için de bu ilke koruyucu olmakta, tarafların arabuluculuk sürecinde her şeyi rahatça masaya koymaları ve müzakere etmeleri için güven sağlar.

Hangi Uyuşmazlıklarda Arabulucuya Gidilebilir?

Tarafların üzerinde serbest iradeleriyle karar verebilecekleri tüm uyuşmazlıklarda arabulucuya gitmek mümkündür. Kamu düzenini ilgilendiren konularda, misalen ceza davaları, nüfus kaydına ilişkin davalar, çocukların velayetine ilişkin davalar, aile içi şiddete ilişkin davalar, iş kazası, vergi uyuşmazlıkları, idari yargı alanına giren uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvuru mümkün değildir.

Ceza davaları için kanunda belirli suçlara ilişkin başka bir alternatif çözüm yöntemi olan “uzlaştırma” yöntemi uygulanmaktadır.

Zorunlu Arabuluculuk-İhtiyari Arabuluculuk

Zorunlu Arabuluculuk yasalarımızda;

  • Tüketici Mahkemeleri’nde görülen uyuşmazlıklar (6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 73/A maddesinde sayılan istisnalar hariç olmak üzere),
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davalarına ilişkin olan Ticari Davalardan kaynaklı uyuşmazlıklar,
  • 4857 sayılı İş Kanunu’ndan kaynaklı işçi ve işveren arasındaki yıllık izin, fazla mesai ücreti alacağı, kıdem-ihbar tazminatı, ücret alacağı, işe iade davası gibi işçilik alacakları uyuşmazlıklarda dava açamadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunludur.

Önemle belirtmek gerekir ki, bu uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabuluculuk yoluna başvurma zorunluluğu vardır ve arabuluculuk yolunu tüketmeden açılan dava, dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilecektir. Dolayısıyla hak kaybına uğramamak için arabuluculuk şartının yerine getirilmesi oldukça önem taşımaktadır.

İhtiyari Arabuluculuk; Tarafların, arabuluculuk yoluna başvurması zorunlu olmadığı hâlde, uyuşmazlığın uzlaşı yöntemi ile çözümü için iradi ve gönüllü olarak arabuluculuğa başvurmayı tercih etmesidir.

Arabuluculuk Yoluna Nasıl Başvurulur?

Taraflar ortak bir karar ile süreci yürütecek arabulucuyu, arabuluculuk siciline kayıtlı arabulucular arasından kendileri seçebilecekleri gibi, Adliyelerin içinde bulunan Arabuluculuk Bürosu’na başvurarak bir arabulucu atanmasını da isteyebilirler. Başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna yapılır. Arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden Arabuluculuk Bürosu tarafından belirlenir.

Arabuluculuk Yoluna Başvuru Ücretli Mi?

Arabuluculuk yoluna başvuru aşamasında herhangi bir ücret ödenmemektedir. Ancak;

İhtiyari arabuluculukta, aksi kararlaştırılmadıkça arabulucunun ücreti, faaliyetin sona erdiği tarihte yürürlükte bulunan Arabulucu Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenir ve ücret ile masraf taraflarca eşit olarak karşılanır.

Zorunlu arabuluculukta ise, tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde, arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Taraflar arasında anlaşma olmaması hâlinde, iki saatlik ücret tutarı Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır ve dava açılması hâlinde dava sonucuna göre haksız çıkacak taraftan tahsil edilir.

Arabuluculuk Süreci Ne Kadar Sürer?

Dava şartı arabuluculuk uyuşmazlıklarında,

-İş ve Tüketici Hukuku’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda 3+1 hafta,

-Ticaret Hukuku’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda 6+2 hafta içinde süreç sonuçlandırılır.

Süreç, klasik yargılamaya nazaran oldukça hızlı ve etkin bir biçimde işlemektedir.

Oturuma katılmayan taraf için yargılama giderlerine ilişkin birtakım yükümlülükler yüklenmiştir. Bu sebeple ilk oturuma katılmaya özen göstermek hak kaybına uğramamayı sağlayacaktır.

Arabuluculuk Sürecinin Sona Ermesi

Tarafların anlaşması yahut anlaşamayacaklarına karar vermesi ile arabuluculuk süreci sonlanır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaştıkları, anlaşamadıkları veya arabuluculuk faaliyetinin nasıl sonuçlandığı arabulucu tarafından düzenlenen bir tutanak ile belgelendirilir.

Sürecin anlaşmama ile sonuçlanması hâlinde taraflar dilerse, bu belge ile dava yoluna gidebileceklerdir. Arabuluculuk yoluna başvurmak dava açma hakkına bir zarar vermez.

Anlaşma ile sonuçlanması hâlinde tutanağın, taraflar, vekilleri ve arabulucu tarafından imzalanması hâlinde anlaşma belgesi “Mahkeme ilamı” niteliğinde icra edilebilir bir belge hâline gelecektir. Tarafların vekilleri yoksa ayrıca Sulh Hukuk Mahkemesi’nden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekecektir.

Neden Arabuluculuk?

Arabuluculuk ile ilgili yasal düzenlemelerden bahsettikten sonra peki neden arabuluculuk sorusuna yanıt arayalım.

Birbirimizle iletişime geçtiğimiz her an, tüm insan ilişkilerimizde uyuşmazlık ya da anlaşmazlıklar doğabilmektedir. Anlaşmazlıkların artışı, bizi farklılıklarımızı yönetebileceğimiz, birlikte daha dostane bir yaşam geliştirebileceğimiz, etkin ve etkili yöntemler aramaya itmiştir. Arabuluculuk süreçlerinde görülmektedir ki, çatışma çoğunlukla onu oluşturan nedenin çok daha derinlerinde, birbiriyle çatışan duygularımızda, düşüncelerimizde, davranışlarımızda, bakış açılarımızda bir yerdedir.

Arabuluculuk, çatışmaları uzlaşıya dönüştürürken, bir yandan çatışmaların nedenlerini ortadan kaldırmak, ilişkilerimizi daha sürdürülebilir hâle getirmek, daha iyi iletişebilmek, empati kurabilmek, birbirimize anlayış ve hoşgörü gösterebilmek ve daha yetkin ve yapıcı ilişkiler kurabilmek gibi pek çok fayda sağlar.

Süreç, dinlemeyi, karşılıklı hak ve yükümlülükleri görmeyi, odak noktamızı karşımızdakinin kişiliğinden çekip uyuşmazlığa ve çözüme odaklanmayı, önyargılarımızı kırıp daha açık ve anlayışlı bir iletişimin mümkün olduğunu, hiçbir zaman tek bir çözüm olmadığını, müzakere yöntemi ile her iki tarafın da ihtiyaçlarını gidermeyi sağlayacak pek çok çözümün birlikte bulunabileceğini, bu sayede bir yandan o uyuşmazlığı doğuran kişisel menfaatler tatmin edilirken, bir yandan da toplumda, uyum, ahenk ve barışın korunmasını sağlayıcı bir yöntem olarak karşımıza çıkar.

Mahatma Gandhi’nin de dediği gibi, ‘sıkılmış yumruklarla el sıkışamayız.’

Birlikte dostane günlere.

Özlem DÖNMEZ ÇULHACI

Yeni Hukuk Araştırma Ekibi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir