Erdemleri, ne anlama geldikleri hakkında çok da düşünmeden günlük hayatımızda, günlük dilimizde bir kelime olarak sıkça kullanıyoruz.

Öz güven kelimesi de bunlardan bir tanesi… Çok sık kullandığımız ama tanımını yap deseler ifade etmekte zorlanabileceğimiz bir kelime, bir erdem…

Nedir öz güven, nasıl tanımlayabiliriz?

Öz güven kişinin kendini tanıması, kendi güçlü ve zayıf yönlerini bilmesi, kabullenmesi ve bunları yönetebilmesi, bu farkındalığını hayatına aktarabilmesidir. Kişinin kendine duyduğu güvendir.

Öyleyse öz güven dediğimiz bu erdem tek başına çalışmaz, aslında hiçbir erdem tek başına çalışmaz, erdemlerin birlikte çalıştığı müttefikleri vardır. Bir erdemi inşa etmek için yardımcılara ihtiyaç duyarız… Öz güven inşa etmek için iradenin, cesaretin, güvenin, saygının ve farkındalığın desteğine ihtiyaç duyarız.

Hani demiştik ya kelimeler üzerine çok düşünmeden kullanıyoruz onları diye, öz güven kelimesini de yanlış yerlerde kullanabiliyoruz; örneğin kendini beğenmişlik, gurur ve kibir kelimelerinin ya da kusurlarının yerine… “Diyoruz ki bu ne öz güven!” ya da “Biraz fazla mı öz güvenli?”…

Aristoteles erdemin ölçülülükten doğduğunu ve ölümünün fazlalıkta ve noksanlıkta yattığını söyler. Yani erdem denge noktasındadır. Öz güven erdemdir, fazlası bizlerde kendini kibir, gurur, kendini beğenmişlik olarak gösterir. Eksikliği de utangaçlık, içe kapanıklık ya da asosyallik… Ama iki uçta da artık erdemden değil erdemin yer değiştirdiği başka bir kavramdan bahsedebiliriz.

Öz güven erdemine sahip olup olmadığımızı nasıl anlayabiliriz?

Eğer kendimize karşı farkındalığımız yüksekse,

Neyi yapıp yapamayacağımızı biliyorsak,

Duygularımızı ve düşüncelerimizi kendimiz yönetiyorsak,

Kararlarımızı kendimiz alıyorsak ve aldığımız kararların sonuçlarını göğüsleyebiliyorsak,

Düştüğümüz zaman kalkmasını biliyorsak,

Olumsuz bir tecrübeden ders alarak yola devam etmeyi başarabiliyorsak,

Onaylanmak veya kabul görmek bizim için bir ihtiyaç değilse yani gerektiğinde ‘evet’, gerektiğinde ‘hayır’ demeyi biliyorsak, bu erdem bizim içimizde köklenmiş ve yeşermeye devam ediyor olabilir.

Öz güven geliştirilebilir mi?

Bu sorunun cevabı evet… Peki, bunun için ne yapmak gerekir, filozofların bu yöndeki tavsiyeleri nelerdir?

  1. Öz güven inşa etmek için ilk tavsiye “Kendini Tanı!” Binlerce yılın “Kendini Bil” öğretisi kendi içimizde öz güven erdemi geliştirmek için de atılması gereken ilk adım. Ben kimim sorusunu kendimize sormak ve bu soruya dürüstçe cevap vermek bu konuda bize yardımcı olacaktır.
  2. İkinci tavsiye içimizdeki eleştirileri susturmak; Kendimize veya diğerlerine karşı eleştirel yargılarda bulunmak bilincimizi düşürür. Mükemmel olmadığımızı hatırlayabilir, hatalar yapabileceğimizi kabul edebiliriz bu sayede kendimize olan güvenimizi koruyabiliriz.
  3. Üçüncü tavsiye bağışlamak; “Affetmek güçlüyü daha güçlü yapar” diyor Publilius Syrus. Hatalar yapmış olabiliriz ama önemli olan hatalardan ders çıkarmak ve yola devam etmek. Geçmişi değiştiremeyiz ama bize hissettirdiklerini değiştirebiliriz.
  4. Dördüncü tavsiye zaferlerimizi hatırlamak; sadece hata yapmıyoruz, zaferler de kazanıyoruz. Kazandığımız zaferleri hafızamızda oluşturacağımız ‘altın sandığımıza’ yerleştirebiliriz. O zafer anında hissettiğimiz mutluluğu, coşkuyu, güveni… Öz güvenle ilgili bir denemeyle karşı karşıya kaldığımızda sandığımızı açıp o güzel anları hatırlayabiliriz.
  5. Ve son tavsiye yardımcı olmak; iyi niyetle kendimiz dışındakiler için hareket ettiğimizde fark ederiz ki tek başımızayken ‘asla’ diyebileceğimiz şeyleri yapmışız bile. Doğa için, doğadaki canlılar için -bitkiler, hayvanlar- ve diğer insanlar için harekete etmek bizi güçlendirir, kendimize olan saygımızı ve güvenimizi artırır.

Filozofların bizlere öğütlediği bu tavsiyelerin sadece öz güven konusunda değil hayatın her anında bize ilham olmasını dilerim.

Sevgilerimle…

GÜLCAN GELERLİ YAZICI

Yaşamın Renkleri Videosunu İzlemek İçin:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir